12 Ocak 2011

AKBANK VE VODAFONE HAKKINDA BİR UYARI MAİLİ...

TÜRK VATANDAŞLARININ DİKKATİNE;




BAZI BANKALARDAKİ BİRİKİMLERİNİZ GÜVENCE ALTINDA DEĞİL…



NEDEN Mİ…… ?

06.12.2010 Pazartesi günü Saat 15.00 sıralarında eşime ait VODAFONE faturalı SİM kartına sahip telefonda ŞEBEKE YOK ibaresi belirdi. Telefonu birkaç kez açıp kapayarak sorunu gidermeye çalıştık ama başarılı olamadık. Bu tür durumlar ile ilk defa karşılaşmamamız ve eşimin babasının ağır bir hastalık nedeni ile yoğun bakımda yatması ve onun yanında sürekli vakit geçirmemizden dolayı fazla ilgilenmedik. Zaten beraber olmamız ve ona ulaşamayanların bana ulaşabilmeleri nedeni ile haberleşme açısından sıkıntı çekmedik. Ancak ertesi günde arıza olarak değerlendirdiğimiz sorunun geçmemesi üzerine VODAFONE Müşteri Hizmetlerini aradım ve telefonda ŞEBEKE YOK ibaresi olduğunu belirttim. Bana telefonu açıp kapamamı eğer sonuç aynı olursa SİM KARTI çıkartıp başka telefona takmamı söylediler ve aradığım için teşekkür edip telefonu kapattılar. Söylediklerini aynen yapıp sonuca ulaşamadığımı görünce bir VODAFONE Bayisine giderek yeni bir SİM KARTI alma yolunda karar verdik. Aynı gün yani 07.12.2010 tarihinde tekrar hastaneye giderek eşimin babasını ziyaret ettik. Doktorlardan bilgi aldık ve sonrasında VODAFONE bayisi bulmak amaçlı yola çıktık. Eşimin ailesinin yaşadığı GÖKTÜRK’ de bayi olduğunu biliyorduk. Yolculuk esnasında benim telefonuma İNG BANK Şubesinden bir telefon geldi. Eşimin bu bankada bulunan kurumsal hesabına her zamankinden farklı bir IP numarasından giriş yapılmaya çalışıldığını bu nedenle hesabımızın otomatik olarak BLOKE edildiğini bildirdiler. ACİL durumlar için benim telefonumu almışlar ve eşime doğal olarak ulaşamayınca beni aramışlardı.



O anda aklıma AKBANK’ taki hesabımızda geldi. ACİL olarak AKBANK ALKENT Şubesini aradığımızda 06.12.2010 tarihinde saat 15.15 sularında hesabımıza girilerek VADELİ ve VADESİZ hesaplarımızdan toplam 24.840.- TL sının İŞBANKASI Parmakkapı Şubesine gönderildiğini öğrendik. Yani atı alan çoktan Üsküdar’ı geçmişti.



Kafamızda oluşan birçok soru ise VODAFONE Bayisine gittiğimizde cevaplarını bulmaya başladı. Zira buraya yeni SİM KARTI için başvurduğumuzda; 06.12.2010 tarihinde bir başka VODAFONE Bayisinden SİM Kartımızın kopyalandığını öğrendik. VODAFONE müşteri Hizmetlerini aradığımızda da bizim sayemizde onlar öğrenmiş oldu. Diğer Bayisi ile yaptıkları telefon görüşmesinden sonra da konuyu SAVCILIĞA bildireceklerini ve kendilerinden haber beklememizi söylediler.



Bu olayları öğrenme sürecimizin saat 18.00 sonrası olması nedeni ile Cumhuriyet Savcılığına başvuruyu bir sonraki güne yani 08.12.2010 tarihine erteledik.



Aynı gün AKBANK’ a bir dilekçe vererek hesabımızdaki paraların aktarılması konusunda şikayette bulunduk ve İNGBANK örneğini vererek bizim güvenliğimizi yeterince sağlayamadıklarını bunun bir bankada sağlanabilirken diğerinde sağlanamamasının AKBANK ile ilgili bir zafiyet olduğunu belirterek zararımızı tazmin etmelerini talep ettik.



VODAFONE Firmasına da bu konu ile ilgili bana dönüş yapmadıkları için; ne yapmam konusunda bilgilenmek amacı ile Müşteri Hizmetlerini aradığımda her hangi bir muhatap bulamadım. Bu firmada üst düzey tanıdıkları olduğunu bildiğim bir arkadaşımı arayarak yardım rica ettim ve kendisinin ilgisi ve yardımları sayesinde bu firmanın Dolandırıcılık Hizmetleri Müdürü ( FRAUD Departmanı ) tarafından 08.12.2010 tarihinde arandım. Son derece nazik bir şekilde; konu ile ilgilendiklerini kopyalamanın gerçekleştiği bayi ile temasa geçilerek ilgili bilgilere ulaştıklarını bizim her hangi bir başvuruda bulunmamıza dahi gerek olmadığını, bizim düzenli olarak aranarak bilgilendirileceğimizi belirtti.



08.12.2010 tarihinde Avukatımız tarafından hazırlanan dilekçe ile Beyoğlu Cumhuriyet Savcılığına 2010/34799 nolu başvurumuzu yaptık. Burada Savcıdan öğrendiğimiz kadarı ile bu tür bir dolandırıcılık olayı ile ilk defa karşılaşıldığı ve SİM KARTI kopyalayarak Banka Hesaplarına ulaşılmasının kendisine ilk defa başvuru olarak iletildiği idi.. Bu da bizde belki de ilk kurbanlardan olduğumuz kanısını uyandırdı.



O tarihten sonra 09.12.2010 tarihinde AKBANK Merkezinden arandık. SAVCILIĞA başvuru numaramızı öğrenerek bize döneceklerini bildirdiler. Aynı gün akşam üstü saatlerinde de VODAFONE’ dan aranarak konuyu komisyona götüreceklerini belirttiler.



Daha sonrasında ise bu iki güzide şirketimizden en ufak bir geri dönüş almadık. Sabırla bekleyerek günlük ticari faaliyetlerimizi sürdürdük. Avukatımız da bu 2 firma ile ilgili yasal işlemler için biraz beklememiz konusunda bizi telkin etti.



17.12.2010 tarihinde daha fazla beklemeye tahammül edemeden; önce VODAFONE Fraud Departmanı Şefi ile bir telefon görüşmesi yaptım ve sıkıntımı hiçbir haber almadığımı ve rahatsızlığımı ilettim. Aynı gün AKBANK ALKENT Şb. Müdürüne de habersiz kalmaktan yana olan rahatsızlığımı belirttim.



Bu iki güzide şirketin müşterilerinin güvenliğine verdikleri önemin, büyüklükleri ile aynı oranda olacağını düşünerek zararımın tazmini konusunda gerekeni yapacaklarını ve konuyu bir anda abartmamam gerektiğini düşündüm.



Ve nihayet 17.12.2010 akşam saatlerinde VODAFONE Soruşturma Müfettişi tarafından aranarak Kopyalama işlemini gerçekleştiren bayilerinin çok güvendikleri bir bayi olduğunu ve yaptıkları kopyalama işleminde her hangi bir kusur bulunmadığını zira gidenlerin Nüfus Cüzdanı ( SAHTE ) ile gittiklerini bayilerinin bu cüzdanın sahte olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını üzerindeki bilgilere göre hareket ettiğini bu bilgilerinde VODAFONE Merkezindeki bilgiler ile uyuştuğunu ama bu sahteciliği gerçekleştirenlerin 5 ayrı kameradan çekilmiş görüntüleri olduğunu bu görüntü kayıtlarını savcılığa talep ettiklerinde vereceklerini belirtti. Benim zararım konusunun da şirkete yazılmış olan dilekçeme bugün itibari ile ( 29.12.2010 ) her hangi bir yazılı cevap alamadığım gibi arayan bile olmadı.















18.12.2010 tarihinde de AKBANK Genel Müdürlüğü bir yazı ile bankada ki işlemlerin doğru şifre ile girilerek yapıldığını hangi IP numarasından ( bana ait değil ) giriş yapıldığını uzun uzun yazarak ve bu konu ile ilgili her hangi bir sorumlulukları olmadığını belirterek Savcılığa her türlü yardımda bulunacaklarını ancak bizim maddi zararımızdan sorumlu olmayacaklarını belirttiler.



Yaklaşık 20 günlük beklemenin sonucunda; iki güzide şirketimizin müşteri güvenliğine verdikleri önem ve ihtimamın hangi düzeyde olduğunu bu şekilde çarpıcı olarak öğrendik.



Artık bu konu ile ilgili HALKIMIZI UYARMA ve HAK arama zamanımızın geldiğini düşünerek harekete geçtik. İlk olarak bir TV Kanalının Ana Haber Bülteni için bir röportaj düzenlendi. O röportajı sadece HALKI bilinçlendirmek ve uyarmak için yaptım. Şimdi de mail ortamında bu yazıyı mümkün olduğu kadar çok kişiye ulaştırmaya çalışacağım.



Gelelim ÇİFTE STANDARTLARA…



Aynı gün içerisinde İNG BANK tarafından farklı bir IP numarasından giriş yapıldığı kurdukları güvenlik sistemi tarafından fark edilerek hesaplarım BLOKE ediliyor ve KORUNUYORUM üstelik hangi IP numarası ile giriş yapıldığı dahi bildiriliyor. Öteki tarafta AKBANK hesaplarıma girip VADELİ hesabım bozuluyor para VADESİZ hesaba aktarılarak 2 ayrı şekilde başka bankaya transfer ediliyor ve AKBANK bunu benden öğreniyor.



VODAFONE’da SİM KART kopyalanmasından 10 dakika sonra hesaplarımıza girebiliyorlar.. TURKCELL de ise SİM KART kopyalanmasından sonra 3 gün boyunca banka işlemi yaptırılmıyor.



Güvenliğimiz için yapılabilecek varken ( örnekleri yukarıdadır ) bu iki güzide şirketimiz bu yatırımları yapmıyor. Bu yatırımlar için gereken maddi tutarların kat be kat fazlasını ödeyerek televizyon reklamları yapıyor ve HALKI onlara güvenmemiz konusunda ikna etmeye çalışıyorlar. Sonra bizim gibi SAF ve güvenen insanların başına yukarıda belirtilen işler geldiğinde de valla görüntü verelim hem de 5 ayrı kameradan çekilmiş veya valla doğru şifre ile girmişler bizim sorumluluğumuzda değil diyorlar.



Şimdi bu iki firmada reklamlarında KIRMIZI rengi ÖN plana çıkarıyorlar ve çok doğru yapıyorlar çünkü kendilerine güvenen insanların bu güvenlerinin SİNİRDEN KIP KIRMIZI olarak sonuçlanacağını peşinen ilan ediyorlar.



Bu yazı her hangi bir maddi tazminat için değil; Türk Vatandaşlarının tehlikenin farkında olmaları için kaleme alınmıştır. Zira her iki firmaya da dava açılarak konu TÜRK ADALET SİSTEMİNE havale edilecektir. Bu nedenle ne kadar çok kişiye ulaşırsa o kadar çabuk önlemler alınır ve vatandaşların zarara uğramaları engellenir.



En Derin Saygılarımla



Artun ÖZŞAHİN







.

1 yorum:

  1. 5 yıllık vodafone çalışanıyım böyle saçma bir şey duymadım abi.

    YanıtlaSil